Güzel bir şey, her zaman iyi değildir; ama iyi bir şey her zaman güzeldir..NİNON DE l'eNCLOS.

Pazar, Eylül 30, 2007

taşınma üzerine...

canım arkadaşlarım nalan ve zeya bavullarını hazrlayıp taşınmışlar bile...

bugün zeyayı aradığımda "ben taşınıyorum"dediğinde....

"yaaa benimde taşınmam lazım ama naıl olacak...çok kolim var....:)) "dedim....

zorlanacağım....

kesin....:))

blogu şekillendirmek bile yormuştu beni....

ama bir yerden başlamak lazımdı...

henüz yazı ekleyemedim...

belki bir süre ekleyemem de...malum koliler hazırlanacak....:))

arşiv taşınacak falan....

ama bilgilendirmek istedim sizleri...

yeni evimin adresi;

 

www.nurdanacar.blogspot.com

 

çok öperim.....

 

p.s.

aslında blogcudan ayrılmayı hiç istemiyordum....:((

bu yazıyı da 2 dk'da ekledim....

ama ev tutuldu hazırlıklar başladı....

 

Perşembe, Eylül 27, 2007

yeğen tafo özlemi,hislerle harekete geçmek..

yeğenim bugün evine döndü....

Ballar,börekler,mısırlar,kekler pişirdikten.. ellerimle besledikten sonra ayrılık sahnemiz oldukça gözyaşartıcıydı.....

o gidince ev biranda sessiz kaldı....

durup durup gelip sarılıp "zeyze"diye seslenişini özledim şimdiden....

annesi yanında olmadığında sarılıp uyuyacağı ilk kişi benim bizim evde....

bu sebeptendir sabahları onun öpücükleriyle uyandım birkaç sabahtır.... 

 

yeğen tafoyu yolcu edip yapmak istediğim ama sürekli ertelediğim işlere daldım....

kışlık ve sonbaharlıklar dolaptan çıkmalıydı.....

kitaplar tekrar düzenlenmeliydi.....

cafe kapandığından beri koliler içinde ayrı bir dairede kaderlerine terkedilmiş eşyalara da göz atmak gerekti.....

 

Ayrı bir hayata başlamak için herşeyim tamamdı…

Eksik olan sadece iş….

Son senelerde iş hayatında yaşadığım terslikler isteğimin hep bastırılmasını gerektirdi…

Fakat son günlerde hislerim işlerimin yoluna gireceğini ve yeni bir eve ayak basmama az kaldığını fısıldıyorlar….

Ajanda elimde eşyaların olduğu daireye gittim….

Eksikler için not alırım belki diye düşünüyordum….ama baktım ki fazlalıklar var…

Annişin 2-3 gün evvel “az eşyalı bir evin olsun kızım”dediği çınladı kulaklarımda….

Yaşayacağım ev 2+1 olacağından ve yatak odasında sadece yatak istediğimden fazla eşyaları ayıklamam lazım….

Ama benim gibi dekoratif eşyalara meraklı,mutfak eşyalarının her türlüsünü koleksyon haline getiren biri için zor bir durum ayıklamak….

Cafeyi kolilerken en yakın şahidim sevgili Seçildi….

Bayağı bir şok olmuştu kız…yüz ifadesini hala hatırlarım….

Taşınırken konu komşuya dağıttığım onca şeye rağmen abartısız 15 adet koli var açılmayı bekleyen….

 

Tabiki evin iç dekorasyonu da yapılmalı…

Öncelikle evin içindeki kiracıya nazikçe taşınacağım bildirilmeli…

Sonrasında banyo,mutfak karoları….

Odaların ve salonun parke işi var….

 

Yani İşe başlamadan bu işlere başlanılmalı yavaştan…

 

p.s.

* hala bir işim yok….

  Sadece çok yakında olacağı hissi sebebiyle harekete geçtim :))….

 

**

   İkeaya media markt açılmadan evvel kuzenle gittiğimizde “buraya uğranılmalı”dedik…

   Bugün kuzen aradı ve mağaza açılmadan hazırladığım uzuuun listeyi alıp almadığımı sordu…

   Tabiki “hayır”…gözüm korktu tüm o görüntülerden….

   Belki de gitmemem iyi oldu…

   Almış olduğum tv yada apple ı-pod’un fiyatının yerlerde olduğunu görüp üzülebilirdim….

   Ben yine az,öz ama pahalı şeyler almaya devam edeceğim yani…. :))

 

 

BU YAZI 40 DK UĞRAŞILARAK YAYINLANABİLDİ....

ÖZETLE,YAKIN ZAMANDA BLOGSPOT'A GEÇİŞ YAPABİLİRİM...

 

 

 

 

Çarşamba, Eylül 26, 2007

sonbaharın gelişi,alışverişler,ramazan menüleri..

Blogcu bakımının uzun sürmesi ve her geldiğimde kapı duvar olmam canımı sıkmış olsa da nihayet yazı ekleyebiliyorum….

 

Ramazanın gelmesiyle birlikte evde hummalı şekilde yemek pişirme durumları mevcut….

Tatlı menüleri..çeşitli çorbalar ve ekmek yapımı bana ait….

 

Bir nevi meditasyon gibi birşeyler pişirip üretmek….

 

Mutfakta geçen zaman dışında bol bol alışveriş yapıyorum….

Aklınıza ne gelirse alma durumu sonbaharda hep başıma gelir….

En çok kitap alıyorum…

Sonrasında doğal bitkisel kremler,baharatlar ve tabiki kıyafet alışverişleri geliyor….

 

Aldığım kitapları üstüste koyduğumda küçük dağcıklar oluşuyor…

Şimdilik üç kitabı bitirebildim….Önümüzde uzun bir kış olacak –umarım-ve aldığım kitapları pijama,terlik şeklinde yayılıp okumayı planlıyorum…..

 

Rahatsızlıklar,hastalıklar bu sefer de kızkardeşimde ortaya çıktı…

Sık sık hastane ziyaretleri yaptığından yeğenlerim yanımda kalıyor….

bol bol oyun oynuyoruz…

Ben çocukluğuma dönerken onuların da gönlü oluyor….:))

 

Sonbaharın tadını çıkarmak üzere yeğenle park ziyareti yapmaya gidiyoruz….

Herkese güzel bir gün diliyorum….

Perşembe, Eylül 20, 2007

tekrar tekrar blogcu olmak&güzellikleri..:))

Bu sabah babiş beni uyandırdığında saat 9.30’u geçiyordu…”Nasıl bu kadar uyudum”bilemiyorum ama galiba ihtiyacım varmış….

Elektrik idaresinde sinirlerim yay gibi gerilip durdu birkaç gündür…Bu sabah yine yollara düşüp gittik babişle idareye…

İşler şimdilik halloldu…ama işlerimizi takip edecek bir avukat ihtiyacının olduğuna karar verdik babişle….

Aslında senelerdir ben takip ederdim….

Ama hukuki boyuta ulaşıp da es geçtiğimiz konular çok oldu….

Her zaman iyi niyetli davranırız ailecek…

Hatta anneme anne babama da baba diyen çok arkadaşım vardır… bazıları “beni de evlatlık alırmısın ??”diye az demediler babama…

Neyse…

Bazen frene basmak..

Tedbir almak gerek….

Birkaç gündür çok üzülen babişin yüzünü gördükçe içim eziliyor çünkü….

"ben bunları hakketmiyorum ama"derken sarılıp yanaklarından öptüm....

Ders alınıyor bu hayatta...

hemde her anında....

Dersleri alıp güzel notlar aldıkça üst sınıfa geçtiğime inanıyorum ben....

 

 

Öğlen sevgili özgiş ve gelin adayımız arzuyla buluştuk Taksimde…

Hoooppp atladık Nişantaşı no:39’a…

Sevgili arzunun gelinlik için sipariş verdiği ayakkabıları aldık….

Çooook şiriinn oldu….

Ayakkabılar ayağında, süzlüp durdu yanımızda…

Çok yakında Antalyalara uçacak…Ama kalben hep yanımızda olacak….

Her zaman bugünkü gibi ışıldasın gözlerin arzuşcum….:))

Arzu işe dönmek durumunda kaldığından onu yolcu edip kendimizi alışverişe verdik…aslında alışverişi yapan özgişti…..ben pek alışveri modunda değildim…Aslında almak istediğim beyaz gömlekler karşıma çıkıp durdu…ama dediğim gibi o modda değildim….

Bu kış gri renk hakim kıyafeti aksesuar ve ayakkabılara…

Gri rugan ayakkabı,çanta ve uzun bir hırka alabilirim kendime….

 

Sevgili zeyam sayesinde edasuneri www.edasuner.com ve devini http://birkedininhatiralari.blogspot.com/ tanıdım….

Yardım kampanyasında bende bişeyler yapabilirim derken tüm koltukların alındığını okuduğumda çok sevindim,duygulandım ve hatta ağladım….

Blogda olan güzel şeyleri aileme,çevreme anlatmaya başladım…tabi en başta sevgili devinin azmini,gülen yüzünü….blogcuların elele verip güzel şeylere imza atması...aramızdaki meleklerin hep yanıbaşımızda bizi kolladığı...hissi öylesine güzel öylesine yüce ki....

 

Bugün zeyayı okurken tekrar duygulandım…verdiği linki bende yazıma taşıdım...yardımsever,melek kalpli insanlar ve sevgili devin için....

http://www.edasuner.com/muhtesem-bir-haberim-var/

Tekrar ağladım….

Galiba ben sulugözlü oldum bu aralar….

Ama sevinç gözyaşları bunlar….:))

 

Sevgiyle kalın…..

Salı, Eylül 18, 2007

ders alınası olay...

Bu akşam haberlerde adamın birinin Türk elektrik kurumuna girip sağa sola ateş ettiği haberlerini duyanınız olmuştur belki….

Olay Diyarbakırda gerçekleşmiş….

Aslında olayı duyar duymaz cinnet,cinayet yada herneyse haberlerinden biri daha diye iç geçirdim…

Türkiyede bu tür haberler gazetelerin manşetlerinde,tv.lerde sıkça duyulur hale gelmesi çok acı….

Ama bu akşamki haberde adamın ateş açma sebebini duyduğumda sadece üzüldüm…Adam çok haklıydı belki…Ama sesini duyuruş tarzı yanlıştı…

“Kaçak elektriği protesto ediyorum”

Ülkemizde ne yazık ki kaçak elektrik kullanımı had safhada…

Öğrencilik hayatımın geçtiği yerlerden tutun,çeşitli semtlerde,illerde ne yazık ki hep kaçak elektrik kullanıldı….Bizzat şahit olduğum olaylarda kaçak kullanım sürekli artarak devam etti…

Hatta ve hatta cafem açıldıktan 3 gün sonra üst katta kullanılan kaçak elektrik sebebiyle cafedeki tüm elektronik eşyamın yanmasının sorumluları ellerini kollarını sallayarak geçip gittiler…

Ne yazık ki dürüst mükkellef,değerli kişilik sevgili babam kaçak elektrik mağduru oldu….

Hatırlayanlar vardır elbet yazılarımdan birinde oturduğunuz semt sizi,çocuklarınız şekillendirir demiştim…

Bu yazımda kesinlikle insanları katagorize etmek değildi amacım….

Fakat kaçak elektriğin çok yaygın olduğu x semtinde ne yazık ki eski kiracımızın bize taktığı elek.borcunun mal sahibi olmamız sebebiyle sorumlusu biz olduk….

 Kiracının kaçıp gittiği yeri,işyeri adresini vermemiz sonucu eski kiracıya senet imzalatan elektrik kurumu kaçak kullandığı elektriği taksinlendirirken normal faturalarını işin içine katmadığından 4 sene sonra eve gelen icra kağıdı en başta babamı olmak üzere hepimizi üzdü…

Elektrik kurumuna gittiğimizde yeni kiracının da girdiği günden beri hiçbir faturasını ödemediğini öğrendik….

Bize zamanında şöyle denmişti,

Kiracı elektriği üzerine aldıktan sonra tüm borç kiracıya ait olup mal sahibinin hiçbirşekilde ilişiği kalmayacaktır….

Fakat avukatla yaptığım görüşmeler de teyyit etti ki…ev sahibi olmaız durumuyla zaten ve her zaman bu olayın içindesinizdir….

Eğer kiracı elektriği kaçak kullanıyorsa 3 sene buna izin veren yetkilileri 2 gündür anlamaya çalışan ben nacizane tavsiyelerde bulunmak isterim….

Kiracınız varsa ve elek.borcu olup da elektriği kesilmemiş ise yada kesildiği halde kaçak bağlanıyorsa hemen ihbar edin…Borcun ,türkiye elektrik kurumuyla kiracı arasında şahidiyle beraber senet imzalanarak taksitlendirilmesi üzerinizdeki yükü nispeten hafifletecektir.. Kiracının  kaçması durumunda eve gelen icra kağıtlarını, ilgili icra dairelerine giderek itiraz dilekçeleri verin….Senet olmaması durumunda bizim gibi paşa paşa  faturaları ödemek durumunda kalırsınız…

Bu durum arasıra danıştığımız avukatlara herdaim ihtiyacımız bulunduğunu öğretti bana…

 

Ayrıca çok komik yasalarla suçsuzken suçlu duruma düşmenizi ve kötülerin nedense!!sürekli kazandığını,ellerini sallaya sallaya pişkince gezmesi …sizin isyan etmenizin hiçbir işe yaramadığı önemli olanın herzaman herdurumda temkinli davranmanızınolduğunun unutulmaması gerektiğidir….

« Önceki :: Sonraki »
NOT:blogumdaki yazılar,resimler hiçbir surette kopyalanamaz/izinsiz yayınlanamaz.Aksi takdirde doğacak sonuçlardan kaynaklanabilecek tüm risk yapan kişiye aittir.